marco polo

Durum: 29 - 0 - 0 - 0 - 14.09.2017 03:50

Karma: 162 - hızlı

4 ay önce kayıt oldu. 1. Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 3

sen de beni sevme

internette dolaşırken karşıma çıkan hoş bir yazı. ozan onen'e aitmiş. penguen'de yazarlık yapmış. ayırca ''babam beni şahdamarımdan öptü'' adlı bir de kitabı çıkmış bu yıl içersinde.

buyrun işte o güzel yazı. tabi ki yazının adı ''sende beni sevme'' değil. ilgi çekici bir başlık olması için öyle yazdım.



seni seviyorum. sen de beni sevme.

benim için bir cümleden ibaret olacağına, işçiliğiyle göz kamaştıran bir ana fikir ol.

bir çocuk ol ve kafiyelere uyma.

sigara tütününden deniz atı yap.

hayatının en güzel manzarasına karşı o gece kırmızı şarap iç; yıldızlar altında zeus‘a bir dal sigara kurban et.

bir kitapçıya uğra ve daha önce okuduğun ve sevdiğin ve bu yüzden bir arkadaşına da okusun diye ödünç verdiğin bir kitabı, sana geri dönmeyeceğini bildiğin için yeniden satın al.

bu kitabı bir başkası istiyorsa da, onun gözlerine baka baka o kitabı ver ona ki alnında kocaman kocaman harflerle enayi yazsın.

enayi ol çünkü bilgelik enayilikten doğar.

hiç tanışmamış olsalar da tanışmadan birbirini tanıyan insanların, birbirlerine ait anlamları binlerce yıldır kendilerinde barındırdıklarını gör.

beni çok sevme. bir kitap yaz; son cümlesi “gök gürültüsü” olsun.

“omnia mea mecum porto” yazılı bir dövmen olsun; okuduğun o çok sevdiğin kitapta adına en çok üzüldüğün karakterin adını taşıyan bir de teknen.

salatan da roka mutlaka olsun. bahçenin zeytinlerinden taş baskıyla elde ettiğin erken hasat zeytin yağına doyur salatayı.

rakıyı fazlaca kaçırıyorsan, eskilerin “kinara” dedikleri enginar, bahçenden eksik olmasın.

bir sevgilin olsun ya da olmasın; sen de beni sevme.

afrika kadar sömürüldükten sonra bile, ben de dahil hiç kimseye borcun olmasın.

bırak da saçların bugün dağınık kalsın.

aşk ya da bilgelik uğruna dağları delmene gerek yok; dağlarda birkaç gün geçirmen ve kendini kendine doğru adımlaman kâfi.

sevdiğinin zannı altında ol, pirinin kalbinde.

pirin aşığın olsun.

gökkubben pirin.

sen de beni sevme; ben seni severim.

sen bugünlük keyfine bak.

masanda canlı çiçekler mutlaka olsun çünkü çiçeğin canlısını sevmek aşk-ı ekberdir.

eğer okumamışsam, bana sabahattin ali‘nin kürk mantolu madonna’sını hediye et.

eğer delirmemişsem, beni delirt.

sana deli diyene, sen divaneyim de.

oğuz atay‘ın tutunamayanlar‘ını artık bitir.

kitap yazamıyorsan bile, bir kitap yazsaydın, adını ne koyabileceğini düşün ve bir kenara not et; kulübe hoş geleceksin, çünkü artık bir kitap yazmaya başlamış olacaksın.

sen de beni sevme,
n’olursun…

ben muhtemelen aynı yeri yüzerek geçmeye çalışacağım, bir mayıs akşamına doğru.

beklerim.

duşun altında değil de denizin ortasındaysan; suyun yüzeyine sırt üstü yat ve gökkubbeye bakıyorken, boşlukta uçuyor olduğunu düşün; gülümseyeceksin.

su gibi olursan eğer, kalbinle düşünecek, beyninle seveceksin.

sen de beni sevme, ben seni severim.

yeri gelir, sana şiirlerden börekler açarım. pers topraklarına kadar uzanıp sohrab‘tan bir iki satır bile okurum; hayyam efendi dahi bizi kıskanır.

bakarsın bir akordeon sesi duyulur bir yerlerden.

ne zaman bir akordeon sesi duysam, durur dinlerim.

beni durdurmak için akordeon çal.

sen yeter ki beni de sevme.

ben seni sevmeler diktasını ilân ederim.

diktatörlük günlerinde, git okulunu falan as örneğin. okulun yoksa da işinden istifa et.

işin de yoksa bu durumu sanata dök; işin sanatın olsun, seni sevmek de benim sanatım.

yorulursan, ayaklarına ben yaparım en güzel masajları.

merak etme; parasız da kalmayız; parasız kalacaksak da aç ve keyifsiz kalmayız; denizlerin balıkları ve ormanların meyveleri halen canlı ve leziz.

bağlarda, güvercin yumurtası büyüklüğündeki üzüm taneleri halen bozulmuş değil.

plajlar halen yatılabilecek ve cırcır böcekleriyle panik ataklar yaşayabileceğimiz kadar geniş…

bakarsın, bir yerlerden bir lir sesi duyulur.

ben ne zaman bir lir sesi duysam, durur dinlerim.

ben ne zaman bir şeyi durup da dinlesem, ona aşık olurum.

parmaklarım hem liri, hem de seni sever.

“git, bir işe yara” diyenlerden de olamam.

“git, bir şişe şarap aç” derim; daha iyi.

uğruna daktiller dökerim, sen bir işe yaramasan da olur.

çünkü sevgide işlevsellik yoktur ve benim işim güzeli sevmektir.

aşkta hitler, sokakta shakespeare, yatakta hector‘um.

senin için beş para etmesem de olur, çünkü seni seviyorum.

”pes sühan kütâh bâyed vesselâm“:

”ben de seni” deme; bana aniden bir şeyler söyle.

sözlük yazarlarının okumakta olduğu kitaplar

sözlük yazarlarının okumakta olduğu kitaplar

(bkz:ermiş)
(bkz:halil cibran)

 spoiler!
fakat bırakın mesafeler olsun birlikteliğinizde. bırakın dans etsin göklerin rüzgarları aranızda. birbirinizi sevin ama aşkı pranga eylemeyin: bırakın ruhlarınızın kıyıları arasında dalgalanan bir deniz olsun aşk.

ermiş

halil cibran'ın buram buram bilgelik kokan kitabı. sanki bütün ihtiyacımız olan şey o ince kitaptaymış gibi.

 spoiler!
konuştuklarınızın çoğunda, düşünce yarı yarıya katledilir. çünkü enginlerin kuşudur düşünce, kelimelerin kafesinde kanatlarını açsa da uçamaz.

halil cibran

lübnan asıllı amerikalı felsefe yazarı, romancı, mistik şair ve ressam. (1883-1931)

elbette bir çok eseri var, ben size elimde olanları yazacağım.

(bkz:ermiş) , the prophet
(bkz:gezgin) , l'errant
(bkz:meczup) , le fou
(bkz:kum ve köpük) , le sable et l'ecume
(bkz:ermişin bahçesi) , le jardin du prophete

okumak için sabırsızlandığım 5 kitap. ermiş'i okumaya başladım, okudukça; verdiğim bakınızlarda paylaşımlar yapacağım.

harun kolçak

tam da şuan vefat ettiğini öğrendiğim sanatçı.
bu sebeple açmak istemezdim bu başılığı.
lise yıllarımda dinlerdim kendisini. şarkılarını kendime yakın bulurdum.
allah rahmet eylesin.
61 yaşındaymış ve bir süredir hastalığı sebebiyle tedavi görüyormuş.
dün, yani 19/07/2017'de vefat etmiş.

üvercinka

cemal süreya'nın ilk şiir kitabının ismidir. aynı zamanda kitap içindeki bir şiirin de ismidir.

böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
en uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu
kesmemeye
laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
bütün kara parçalarında
afrika dahil

aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
yatakta yatmayı bildiğin kadar
sayın tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
bütün kara parçaları için
afrika dahil

senin bir havan var beni asıl saran o
onunla daha bir değere biniyor soluk almak
sabahları acıktığı için haklı
gününü kazanıp kurtardı diye güzel
birçok çiçek adları gibi güzel
en tanınmış kırmızılarla açan
bütün kara parçalarında
afrika dahil

birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
boynun diyorum boynunu benim kadar kimse
değerlendiremez
bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
iki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna
diziyorlar
bütün kara parçalarında
afrika dahil

burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
aklıma kadeh tutuşların geliyor
çiçek pasajında akşamüstleri
asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
bütün kara parçalarında
afrika hariç değil

yazarların sevdiği şiirler

kendimizden bir şeyler bulduğumuz, kalbimize ve karakterimize yakın şiirlerdir. bu şiirler bizi anlar ve bir an olsun şüpheye düşeriz ''bu sözleri ben yazmış olabilir miyim'' diye.

bazen ne kadar yabancı da olsa cümleler, kendimizi yakın buluruz. en derinlerimizden bize yollanmış mektuplar gibilerdir.

(bkz:üvercinka)

fevgo

söz ve müzigi antonis bardis'e ait haris aleksiou şarkısı.

orfeas peridis yorumuyla,

erasmus yaparken bir arkadaşım sayesinde keşfetmiştim bu şarkıyı ve sonra gecelerce dinledim.

düğün davetini facebook'tan göndermek

  • /
  • 3

marco polo

bir yazar tanesi. hoş gelmiştir.

Toplam entry sayısı: 29

türk kızı

genelde kezban diye bahsedilen kızlardır.

bir toplumdaki kadınların çoğunluğunun kezban olduğunun düşünülmesi otomatik olarak o toplumun erkeklerin çoğunluğunun da kezban olduğu çıkarımını yapmamazı sağlar. çünkü bu erkekler yoktan varolmamıştır. kezban diye bahsedilen analardan çıkmışlardır.

ve ataerkil toplumlarda, kadınların durumundan erkekler sorumludur. burdan şu sonuca varıyoruz. türk erkekleri kezbandır.

not: bu yazı, türk kızları kezbandır diyen beyinler için yazılmıştır.

klasik müzik

batı avrupa'da başlayan bir müzik türüdür.
çok seslidir.
rahatlatıcı etkisi vardır.

ülkemizde sevilmez. ben onsuz duramam.

chopin en sevdiğim temsilcilerinden birisidir.



edit: sözlük yazarı bir arkadaşımın bilgilendirmesiyle chopin'e ait olduğunu sandığım bu bestenin paul de senneville olduğunu öğrendim.

ölüm

hayattaki en ciddi şeydir. aşağıdaki paragrafta ele alınan konudur.

''en önemli amaç olarak gördükleri, uğruna bir ömür harcadıkları paranın çözmeye yetmeyeceği bir sorunla karşılaşmaları; o hayatı da, o amacı da, o gücü de anlamsızlaştırır. kendilerine itiraf etmeseler bile, bu düşüncenin müphem ağırlığı altında eziliyorlardır.''

konstantiniyye oteli / livaneli

sözlük yazarlarının okumakta olduğu kitaplar

klasik müzik

batı avrupa'da başlayan bir müzik türüdür.
çok seslidir.
rahatlatıcı etkisi vardır.

ülkemizde sevilmez. ben onsuz duramam.

chopin en sevdiğim temsilcilerinden birisidir.



edit: sözlük yazarı bir arkadaşımın bilgilendirmesiyle chopin'e ait olduğunu sandığım bu bestenin paul de senneville olduğunu öğrendim.

başlık çalanların haklı olması

diğer sözlüklerden başlık almanın doğal bir durum olması.

daha önce diğer sözlüklerden başlık araklamak diye başlık açmıştım ve özgün olunması gerektiğini savunmuştum ama anladım ki bu şartlarda özgün olmak çok zor. özgün olduğumuzu sandığımız anda bile özgün değiliz. çünkü başlığı biz üretsek bile mutlaka herhangi bir sözlükte mevcut oluyor.

ölüm

hayattaki en ciddi şeydir. aşağıdaki paragrafta ele alınan konudur.

''en önemli amaç olarak gördükleri, uğruna bir ömür harcadıkları paranın çözmeye yetmeyeceği bir sorunla karşılaşmaları; o hayatı da, o amacı da, o gücü de anlamsızlaştırır. kendilerine itiraf etmeseler bile, bu düşüncenin müphem ağırlığı altında eziliyorlardır.''

konstantiniyye oteli / livaneli

türk kızı

genelde kezban diye bahsedilen kızlardır.

bir toplumdaki kadınların çoğunluğunun kezban olduğunun düşünülmesi otomatik olarak o toplumun erkeklerin çoğunluğunun da kezban olduğu çıkarımını yapmamazı sağlar. çünkü bu erkekler yoktan varolmamıştır. kezban diye bahsedilen analardan çıkmışlardır.

ve ataerkil toplumlarda, kadınların durumundan erkekler sorumludur. burdan şu sonuca varıyoruz. türk erkekleri kezbandır.

not: bu yazı, türk kızları kezbandır diyen beyinler için yazılmıştır.
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.