feanor

Durum: 118 - 0 - 0 - 0 - 30.04.2018 01:08

Karma: 556 - hızlı

2 yıl önce kayıt oldu. 1. Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 12

sultan-ıyegah

bu dünyadan olmayan, hatta bu türkiye'den bile olmayan, uzay ötesi bir dönemden kalma, garip gurup bir şey... ama çok güzel bir şey. dinleyiniz, dinlettiriniz.

buyrunuz:

https://www.youtube.com/watch?v=bg4xzjio8oe

kashmir

şu versiyonu muazzam ötesi olan sonsuz boşlukta dolanan zaman gezginlerinin parçası.

https://www.youtube.com/watch?v=bzeynsfc2ge

izmir kitap fuarı

her sene gelmesini iple çektiğim etkinliktir. yalnız bu sene acayip bir kalabalık vardı. elbette halkımızın kitaba olan ilgisi takdire şayan bir şey. son paramı da kitaba yatırırım düsturunu edinmiş biri olarak bu sene sahaflarda dolandım durdum. hayat arşivim baya çılgınca bir boyutta olduğundan ötürü ses mecmuaları ile beraber weltkrieg sayıları ve varlık dergisinden birkaç sayı topladım.

fevgo

haris aleksiou yorumu ile muazzam bir şeye dönüşen parçadır.

eski sevgiliyle arkadaş kalmak

asla olamayacak durumdur. yani olur da, bir yerden mutlaka patlar sözlük. ilişkilerde ağacı budamak yerine bence meyve vermeye başlamayınca direkt kökünden devirmek daha güzel oluyor.

hem, kestiğiniz zaman yeni bir fide veriyor bi yerlerden rahat olun o yüzden..

ankara

çılgın dönerler diyarıdır. gittiğinizde mutlaka ama mutlaka dürüm aspavaya gidin derim.

döner dedim ama enginarlı limonlu su içiyorum sözlük...

öğrenci evi

belirli doneleri vardır. çoğu zaman yokluk söz konusudur. ama zaten o samimi havayı da ona borçludur. neyse daha fazla işi romantize etmenin alemi yok. zaten anlattıklarımı da ekonomi veya yaşar bıcırıkları da anlamazlar

gelelim donelere:

eskimiş iskambil destesi
bol bira
makarnanın elli çeşidi
yumurta
league of legends (tabi bu olacaktı yoksa başka ne olabilir ? euro gelmiş 5 yapıyor herhalde world of warcraft oynayacak halimiz yoktu ?)
tüplü televizyonda her daim açık olan ntvspor (bu da kapandı gerçi)

ve dağınıklık.

feanor

kısa bir aranın (evet neredeyse 1 yıl oluyormuş) ardından plastik şelaleler diyarına geri dönmüş yazardır.

melih gökçek

görevinden el çektirilmiş eski brunei sultanı.

almanlar tarafından st melihburg, slavlar tarafından ise melihingrad olarak bilinen kadim şehir ankara'ya 1993 yılında gelmiştir. aslında seksenlerin sonlarında o zamanlarki adı keçiören olan yeri ele geçirip adını new melihland olarak değiştirmiştir. ardından koca şehri ele geçirmiş ve güzel ankara'mızın melihingrada dönüşmesini sağlamıştır. her türlü uyduruk plastik şelale, fışkırtmalı süs havuzu ve benzeri rüküş şey kendisinin döneminde yapılmıştır. uzun yıllar boyu melihingradı yönetmesi sayesinde şehirde bir çeşit grotesk melihoid mimari gelişmiştir. erken grotesk melihoid mimarinin (1993-2000)en önemli unsurları gir çık tünellerdir. bu tüneller küçük çocukların şehirdeki otobüs yolculuklarında onlara bir heyecan sağlamasına karşılık, şehir trafiğini çözme konusunda bi boka yaramazlar. üstüne üstlük, her tür sağanak yağış esnası ve sonrasında ise bu gir çık tüneller yağmur suyu ile dolar ve güzel ankaralıların neredeyse son buzul çağından beri göremedikleri denize kavuşmalarını sağlar. orta grotesk melihoid dönem (2000-2010) mimarisinin en başarılı örnekleri ise arıtılmış lağım suları ile devirdaimi sağlanan fıskiye, ve şelalelerdir. bu yapıların hepsi en uyduruk ve kalitesiz şekilde yapılırlar. şelale yapılarının dış yüzeyi genelde plastikten olur (burda word'deki gibi dipnot veremediğim için belirteyim: bu plastik şelalelerin çok karakteristik bir örneği ege üniversitesi kampüsü içersinde yer almaktadır. stil ve mimari özellikleri bakımından orta grotesk melihoid dönem mimarisinin ege bölgesindeki en başarılı örneğidir. teşekkürler cando !) herneyse özetle arıtılmış lağım suyundan yapılma şelaleler, fışkırtmalı musluklar ve fıskiyeler bu dönemin en başarılı mimari yapılarıdır. bir de, çin malı estergon kalesi vardır new melihland taraflarında... geç dönem grotesk melihoid mimari ise 2010 2017 yılları arasını kapsar bu dönemde melihingrad'ın dört girişine çok absürt ve bi boka benzemeyen kapılar yapılmıştır. lordumuzun son seçimdeki hileli zaferini simgelerler ve her şubat ayının 30'unda bu kapılardan lord melih, kortej eşliğinde geçit töreni düzenler. kişisel fikirlerine aykırı olmasına karşın, lord melih bu dönemde kentin her tarafını dinazor heykelleri ile süslemiştir. (kendisine sorsanız evrimi reddeder ancak melihingradın her tarafı jura devri dinazorları ile doludur ! teşekkürler lordumuz melih ! senden önce pis cehape yönetimi zamanında sadece mta'nın müzesine gittiğimizde dinazor görebiliyorduk şimdi melihingradın her tarafı jurassic park oley !). ha bir de, beyefendi ağır transformers hastasıdır. kentin kavşaklarında autobotlar ile decepticonlar team fight yaparlar...

zaten buraya kadar usanmadan okuyabildiyseniz malum şahsın ankara'nın içine nasıl ettiğini az çok anlamışsınızdır. hoşçakal su fetişi antepli... bi ankaralı olarak hakkımı helal falan etmiyorum sana...

yunanca

batı medeniyetinin başlangıcı kabul edilebilecek dildir. günümüzde konuşulan modern yunanca attik ion lehçesidir. atina bölgesi/ağzı olarak da sayılabilir. bizdeki istanbul türkçesi gibi.. tabi bunun yanında peloponnessos ve adalarda konuşulan yunanca farklı lehçelere sahiptir. (girit lehçesinden bi bokum anlamazsınız mesela) ama özellikle pontus (karadeniz) lehçesi anakara yunan lehçesinden oldukça farklıdır. hatta bugün karadenizin çok mikro bölgelerinde arkaik (2700 yıllık kabaca) yunanca'nın konuşulduğu çok mikro köyler vardır. o kadar dışarıya kapalıdır ki bu köyler, heriflerin dili hiç değişmemiş bile... oysa biz şu an 8. yüzyıldan kalma orhun anıtlarındaki türkçeyi bile anlayamıyoruz neyse o başka bir konu... modern batı dillerindeki pek çok kelimenin kökeni yunanca'dan gelmektedir. örnek mi ?

sözlüğümüzün adı bile yunanca.. pontus aigaios (keçiler denizi demektir) eh modern yunancada ai e olarak okunmakta... gibi gibi...
  • /
  • 12

tarif

1 paket makarna
40 ml zeytinyağı
3 diş dövülmüş sarımsak
bir tutam taze fesleğen
bir tutam pul biber
tuz

Toplam entry sayısı: 118

3 erkeğin yaşadığı eve sevgiliyi getirmek

alman askeri kampına fransız hatun bırakmaktan farksız olaydır. tavsiye edilmez. ha illa yapacaz diyorsanız buyrunuz...

(bkz:araba)

araba da yoksa eğer şeyde de yapabilirsiniz... neyse her yöntemi de herkes bilmemeli... tabi bu biraz da bizim bölümün avantajıdır ya neyse...

araştırma görevlisi olunca dağcı ayakkabısı giymek

33 a olur, 50 d olur hiç farketmez... araştırma görevlisi olan her kadın ve erkeğin mütemadiyen yaptığı şeydir. hayır anlamıyorum yani bölüm sekreteri ile asistan (evet franz sen bir asistansın doktoran bitene kadar) odası arasında öyle jilet gibi kayalar, ne bileyim içinde timsahların yüzdüğü hendekler falan yok... sadece boktan devlet dairesi zemini karo kaplama...

unutmadan, jack wolfskin alıyoruz... gerçi o da 3-5 sene önce sükse yapıyordu. şimdi herkesin üstünde var... ama ben kaliteli arş görüm diyorsanız sizi şöyle alalım:


(bkz:columbia)

bir de şuursuzca nescafe içiyorlar efendim. hayır yani birinin en azından danışman hocalarının onlara içtikleri şeyin kahve olmadığını hatırlatmaları gerek... kahve dediğin şeyin telvesi olur. suda çözünebilen oralet kahve... nein keine kahve...

turuncu

sarı ile kırmızının çiftleşmesinden doğan renk.

izmir

kokain gibidir namussuz. yaşadıkça bağımlısı oluyorsunuz. son yıllarda beyaz yakalı istanbullu istilasına uğramaya başlamıştır.

edit: eski adları smyrna smyrne tismurna olan ege şehri.

donanımhaber

zamanında gerçekten bilgi paylaşımı açısından muazzam bir içeriğe sahip olan site idi. son yıllarda özellikle sözlük mecralarında ölücülükleri ile eleştirilmektedirler.

eğer okuduğum haber doğru ise, amazon tarafından kendilerine dava açılmıştır. bence amazon kimlerle uğraştığının farkında değil. süreç amazon'un dh'ye tazminat ödemesi ile bile bitebilir...

root

80 level necromancer'dır. balıklarla birlikte uyuyan egesözlük'ü fel büyüsünü kullanarak yeniden diriltmiştir.

günün ilk entrysini yazmak

bir zamanlar egesözlük, neolitik devrini yaşarken şuursuzca yaptığım şey idi... tek değişmeyen şey o zaman da tez yazıyordum. fak yu tez !

sözlüğü akademik bir ortam zannetmek

sözlüğün şu anki underground havası ile alakalıdır biraz... aslında biz gizli bir topluluğuz ve her akşam yer altındaki gizli karargahımızda toplanıp bourbonları açıp ayin yapıyoruz falan...

yok be hojam ne akademiği 3 gün öncesine kadar hepimiz küçükparkta kıkırdaklı kemikli yarım ekmek döner yiyorduk...

ege üniversitesi'ne geleceklere tavsiyeler

bok gibi üniversitedir. gelmeyin. kütüphanesinde doğru düzgün kitap bulunmaz. ders notunuzu enstitüye göndermeyi unutan dangalak fakülteleri bulunur... hatta ve hatta tecil kağıdınızı askerlik bürosuna yollamayı unutup neredeyse kasım celbinde askere gitmenize bile sebep olabilirler.

batak oynamayı bilmeyen öğrenci

dahil olduğum öğrenci grubudur.

7 yıldır öğrenemedim namussuzu... ama tahminimce matematiksel zekayı tetikleyen bir algoritması var... o yüzden bana hitap etmiyor...

hayır yani, çift deste karıştırıp blöf atmak varken neden batak ?

gizem şerbet

tek kelimelik tanımlamaları ile sözlüğe minimal bir hava getirmiş yazar.
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.