ege üniversitesi giriş turnikeleri

yıl 2013. okul açılalı birkaç hafta olmuş. kütüphane çıkışında ege üniversitesinin masum (!) öğrencileri kimlik sorgusu yapıyor. dört öğrenci kendilerine kimlik soran bu öğrenci kılıklı teröristlere tepki gösterince bu dört öğrenci alınıp edebiyat fakültesi önündeki 'barışçıl' eylemlerin yapıldığı alana götürülüyor. zira bunlar ülkü ocakları mensupları. darp ediliyorlar, saatlerce alıkonuluyorlar. esirlerin sahipleri esirlere, ülkü ocakları'nın ege üniversitesi başkanı ve onun yardımcısı fırat çakıroğlu gelmedikçe serbest bırakılmayacaklarını bildiriyorlar. polis ve okul güvenliği durumdan haberdar ama müdahalede bulunulmuyor. (bkz:çözüm süreci)

saatler süren bekleyiş sonrası bu dört kişi kendilerini esir tutanlar arasına sızmış bir istihbaratçı yardımıyla grubun rehavetinden kurtularak kaçıyor. olay emniyete, rektörlüğe bildiriliyor ancak bir sonuç ortaya çıkmıyor.

bunun sonucunda ülkü ocakları'nın ege üniversitesindeki mensupları ege meslek yüksekokulu'ndan bir yürüyüş başlatıyor. hemen gıda cafe'nin önünden sağa dönülüyor, ilk soldan stadyumun tribünlerinin karşısındaki yola giriliyor. o yolun sonundan sağlık, kültür ve spor daire başkanlığı ile fen fakültesi arasındaki yola giriliyor. bu protesto yürüyüşüne tepki gösteren malum vatandaşlar edebiyat fakültesi önünde toplanmış, polis olimpik havuz önüne etten duvar örmüş, malum grup tepkisini havai fişek atarak (gökyüzüne değil polise) gösteriyor. kaldırım taşları sökülüyor, bir öğrencinin arabası ters çevriliyor. ortalık savaş alanı. bu arada ülkü ocakları mensupları yürüyüşe devam ederek manisa kavşağı kapısından çıkıp rektörlük binası önüne yürüyor. burada grup bir basın açıklaması yapıyor. basın açıklamasında ege üniversitesinde öğrenci kılıklı teröristler olduğundan bahsediliyor. felsefe kulübü'nün odasında bulunan tabancaya atıf yapılıyor. kolluk kuvvetleri haricinde bir grubun ege üniversitesinde kimlik kontrolü yapmasına neden göz yumulduğu soruluyor. dört öğrenci esir alındığında neden bir müdahalede bulunulmadığı soruluyor. okulu savaş alanına çevirenler hakkında idari ve adli işlem başlatılması talep ediliyor.

bakın burası çok önemli. okulu savaş alanına çevirenler arasında ege üniversitesi öğrencisi olmayan insanlardan bahsedilip okula turnike sistemi getirilmesi talep ediliyor.
sonra grup istiklal marşı okuyup olaysız bir şekilde dağılıyor. bu yürüyüş üzerine ülkü ocakları okul başkanı ve onun yardımcısı fırat çakıroğlu 1 ay uzaklaştırma cezası alıyor. fırat çakıroğlu daha sonra gerçekleştirdiği tüm basın açıklamalarında ve rektörlüğe verdiği dilekçelerde "turnike" talebini yineliyor. ancak rektörlük kafasını kuma gömüp kendisini uyaranlara ceza yağdırıyor.

(bkz:candeğer yılmaz)

nitekim 18 şubat 2015 tarihinde eğitim fakültesinde formasyon eğitimi almakta olan fırat çakıroğlu koridorda darp ediliyor. 20 şubat 2015'te de ege cafe'de pkk sempatizanları tarafından öldürülüyor. hem de gayet profesyonel bir biçimde. sol bacağında bulunan arter damarı kesiliyor, kalbine vurulmaya çalışılan bıçak kalbini ıskalıyor. diğer bıçak yaralarını saymıyorum. yani bıçağı kullanan kişi bıçağı nereye vuracağını biliyor.

sonra olay türkiye çapında geniş yankı buluyor. ege üniversitesi 2015 yazında kampüs girişlerine, yabancı diller yüksekokulu ve edebiyat fakültesi girişlerine turnike koyuyor.

bugün o turnikeler okula dışardan okulun öğrencisi olmayanların kontrolsüz bir şekilde girmesini engellemektedir. ege üniversitesi yerleşkesi büyük bir yerleşkedir ve pkk terör örgütü mensuplarının kolayca yerleşebildikleri bir alandır. 2010'ların ilk yarısında edebiyat fakültesi önünde yaptıkları nevruz kutlamalarına bakıldığında turnikelerin ne kadar hayatî önem taşıdığı idrak edilebilir.

turnikelerin boyutunun gereğinden fazla büyük olması bir problemdir. manisa kavşağı girişine konulan metro turnikesi boyutunda bir turnikenin olması ve turnikelerin başında güvenlik görevlilerinin beklemesi yeterlidir.

kısacası ege üniversitesi'nin güvenliği için varlığı şart olan turnikelerdir.

edit : artık bahsettiğim metrolardaki boyutta olan turnikeler ile değiştirilmiştir. yani ağlayacak bir şey kalmamıştır.
  • /
  • 2